TÜLİN KUT YAZDI: AVRUPA ORDUSU İSTİKRAR GETİRİR Mİ?

0
1046

Sosyalist bloğun dağılmasıyla birlikte işçi sınıfına önderlik edecek yapısal bir güç kalmadığından emperyalizm daha da saldırganlaştı. Dengeler üzerine yürüyen soğuk savaş döneminde NATO başka ülkelere açık saldırı girişimlerinde bulunamadı. Sosyalist bloğun çöküşüyle “komünizm tehdidine” karşı Avrupa’yı koruyan NATO’nun varlığının ve alınacak kararların sorgulanabilir olacağı gerçeği ortaya çıktı. Tek süper güç olarak kalan ABD’nin bu gücünü devam ettirmesi için yeni düşmanlara ihtiyacı vardı. Irak’ın Kuveyt’i işgali ile aranan taze kan bulundu. ”Kurtarıcı NATO “devreye girdi ve Saddam dize getirildi. Miloseviç ve Saddam gibi eli kanlı diktatörler emperyalist çıkarlar için desteklenirken, engel görülmeye başlandığında infazları gerçekleştirildi. Dünyanın gözü önünde Balkanlarda etnik temizlik yapıldı ve yüzyılın en acımasız katliamlarından biri yaşandı. Krizi çıkaran da krizi çözen de NATO oldu. Yugoslavya’nın parçalanması aynı zamanda Avrupa’ya gözdağı verdi. NATO olmadan güvenlik olmaz teyit edildi ve NATO’nun Doğu Avrupa’ya hızla genişlemesi mümkün oldu.

1999 yılında NATO kuruluşunun 50. yılında yeni misyonunu ilan etti. “Avrupa ve Atlantik’in barış ve istikrarını” tehdit eden her şey NATO’nun müdahale alanına girdi. Bu ucu açık yelpaze terörizmden etnik çatışmaya, bir ülkedeki siyasal ve ekonomik istikrarsızlığa , kitle imha silahlarının bulundurulması ve kullanılmasına,insani yardım adı altında ,ülkelerin içişlerine karışma gibi yoruma muhtaç alanları da kapsadı. Tek kutuplu dünyanın balayı dönemi çok merkezli dünyaya yönelimle son buldu. Bugün dünya ekonomisi Atlantik’ten Avrasya’ya ve Pasifik’e kaymıştır. Çin ve Rusya dünya pazarlarında etkin bir güce sahiptir. Bu hem AB hem de ABD için istenmeyen bir durumdur. Emperyalist güçler arasında dengelerin her zaman değişebileceğini söylemek öngörüden öte bir şey. Paylaşıma katılanlar arasında kartlar sürekli yeniden karılır ve yeni işbirlikleri ortaya çıkar.

Trump’ın göreve gelir gelmez “serbest ticareti” kısıtlayan kararlar alması, uluslararası hukuku hiçe sayarak, imzalanan Paris İklim Anlaşması, İran’la nükleer anlaşma, Kuzey Amerika Serbest Ticaret anlaşması, Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı gibi birçok anlaşmadan tek taraflı çekilmesi yeni bir döneme girildiğinin işaretlerini verdi. Birçok ülkeye uyguladığı yaptırımlar, Avrupa’dan ithal edilen otomobil, sanayi ve tarım ürünlerine, Çin’den ithal edilen çelik ve alüminyum ithalatına konan vergiler yeni bir küresel ticaret savaşının fitilini ateşledi. Sıkışan Avrupa yeni bloklar oluşturma çabasına girdi.1950’lerden beri gündeme gelen Avrupa Ordusu kurma fikri 22 Ocak 2019 da Fransa ve Almanya tarafından imzalanan Aachen Sözleşmesiyle yeni bir boyut kazandı. Kurulacak bir Avrupa ordusunun ABD ordusu karşısında zayıf kalacağı aşikâr. Almanya ve Fransa’nın toplam savunma bütçesi ABD’nin savunma bütçesinin yedi de birine eşit olduğunu düşünürsek durum biraz daha netleşir. Bununla beraber silah sanayini etkileyecek ve ABD’yi süper güç konumundan uzaklaştıracak her oluşum risk taşımaktadır. Ancak Avrupa’da kurulacak bir ordu AB ile ABD arasında bir savaş var gibi de algılanmamalıdır.

Emperyalizmin siyasal ve ekonomik üstünlüğünü devam ettirmesinin yolu silahlanmadan geçer. Avrupa Ordusunun kurulması daha çok silahlanma demektir. Silahlanmaya ayrılan para emekçilerden çalınan her bir lokmada gizlidir ve aynı zamanda insanlığı kan ve gözyaşına boğacak yeni paylaşımların habercisidir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here