TÜLİN KUT YAZDI: MİNAREYİ ÇALACAĞIM KILIFINI HAZIRLIYORUM

0
500

Ulus devlet yapılarının zayıflamasıyla sınıf temelli örgütlenmeler hasar almış, kitle partileri yerlerini alt kültürlere ait yeni siyasi oluşumlara bırakmıştır. İdeolojiler ve parti programları daha az önemsenerek liderler ön plana çıkmıştır. Küresel iletişim ağının genişlemesi ile medyanın siyaseti etkilemesi de kaçınılmaz olmuştur. ABD patentli aday merkezli siyaset diğer ülkeleri de etkisi altına almış Rupert Murdoch gibi dünya devi medya kuruluşlarının sahipleri siyasetin en belirleyici öznesi haline gelmişlerdir. Küresel sermaye bağımsız medya kuruluşlarını yıkıma uğratmıştır. Bunun yanında büyük medya kuruluşlarının egemen güçlerle girdiği karmaşık ilişkiler sonucu dünya illüzyon sahnesine çevrilmiştir. Bilgi kirliliğinin bu kadar yaygınlaştığı bir dönemde, medyanın algı operasyonlarına karşı devrimci ve demokratların araştıran, sorgulayan ve objektif yorumlayan zihinlerine her zamankinden daha fazla ihtiyaç var.

Latin Amerika’da en kirli oyunlar sergilenirken medya da her türlü manipülasyonu yapmaktadır. İnsan hakları, demokrasi, özgürlük, kavramları kullanılarak Venezuela’da paralel bir devlet yaratılmıştır. Paralel devletin başına getirilen emperyalizmin yeni gözdesi Guaido’ya içeride darbeyi örgütlemesi için her türlü destek verilmektedir. Almanya 5 milyon avroyu kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez diyerek hibe etmiştir. Uluslararası bankalardan el konulan Venezuela devletine (halkına) ait 30 milyar dolar Guadio’ya aktarılacaktır. Ambargo altında tutulan Venezuela halkı ise “insani yardım” adı altında içinde tel, çivi, çit gibi malzemelerin de bulunduğu siyasi bir hamleyle karşı karşıyadır. Kendi ülkesinin işgalini düşünecek kadar zavallı olan Guaido emperyal güçlerden tüm seçenekleri masaya yatırmalarını istemiştir. Bu istek hiç gecikmeden karşılığını bulmuştur. ABD Dışişleri Bakanı Pompeo “Kübalı ajanların Maduro adına saldırılar düzenlediğini ve çaresiz Venezuela halkı için harekete geçileceğini açıklamıştır. Tüm gücüyle bastıran küresel sermaye “insani yardım” adı altında darbe planlıyor, La Guaria limanında olduğu gibi halka dağıtılacak gıda malzemesi depolarına sabotajlar düzenliyor, orduda üst rütbeli komutanları aileleriyle tehdit ediyor. ABD Florida Senatörü Rubio twitter hesabından Venezuela Başkanlık Muhafızı Komutanını hedef alarak “hayatının geri kalanını Maduro’yla mı yoksa ailenle mi geçirmek istersin” yazarak savaş suçu işliyor. Emperyal güçler için bunlarda yeterli gelmiyor. Müzik dünyasını da bu kirli savaşa taraf yapıyorlar. İngiliz milyarder işadamı Richard Branson Kolombiya’da Venezuela için “insani yardım” konseri düzenledi. Buna karşılık Pink Floyd’un kurucularından Roger Waters konserin insani yardımla bir ilgisinin olmadığını Venezuela’nın yeni bir Irak, Suriye ya da Libya yapılmak istendiğini twitter hesabından paylaştı.

Geçen hafta sonu Küba’da yeni anayasa için referandumda sandığa gidildi. Tüm Kübalıların 8 ay boyunca aktif olarak katıldığı ve 1 milyondan fazla öneriden çıkan sonuçla hazırlanan yeni anayasa % 86.8 evet oyu ile kabul edildi. Ancak ABD’yi ikna edememiş olacak ki ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton referandumun meşru olmadığını Küba halkının özgürlük ve demokrasi isteklerini destekleyeceklerini açıkladı. İnsan zekasıyla alay eden bu açıklamalar minareyi çalacağım kılıfını hazırlıyorum beyanatıdır. Brezilya’da faşist Bolsonaro’nun, Kolombiya’da oligarşinin temsilcisi sağcı Ivan Duque’nin seçilmesinde aktif rol alan ABD kukla hükümetler serisini tamamlamak istiyor. Sonrasında sıranın Bolivya, Nikaragua ya da Küba’ya geldiğini görmemek için kör olmak gerekiyor.

Küresel sermayenin barışı, demokrasiyi, insan haklarını önemsemesi hayalden öte bir şey. Küresel güçler her zaman yeni pazarlara, daha ucuz işgücüne daha fazla enerji kaynaklarına ihtiyaç duyacaktır. Tüm bu ihtiyaçlar küresel sermayenin daha fazla saldırganlaşacağının ve daha çok acılar yaşatacağının göstergesidir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here